Mauritius İzlenimleri 1

Mauritius "kendi hâlinde" bir ada olamamış hiç bir zaman.. Bir İtalyan haritacıdan öğrenmiş dünya varlığını. Önce Araplar ardından sırasıyla Hollandalı, Portekizli gemiciler Fransızlar ve İngilizler bu adanın sâkini olmuşlar. Aslında işgalcisi demek daha doğru. Konuştuğum bir buralı "Mauritis'te hiç bir zaman kölelik olmadı" dedi. Bu durumda "sömürge"den de bahsedilemez tabii ki. Aslında sömürülecek pek bir şeyi de yok adanın. Şekerkamışı yegâne zenginliği. Galiba İngilizler döneminden çay girmiş hayatlarına. Maden yok, petrol yok. 2000 kilometrekarede bir milyon üçyüz bin kişi yaşıyor. Şimdilerde esas gelir turizmden. "Hint Okyanusu'nun Anahtarı ve Yıldızı" ismiyle pazarlanıyor.
Resmi dili yokmuş ama parlamentoda görüşmeler İngilizce yapılırmış. Anayasa Fransız İngiliz karışımı imiş. Eğitim dili İngilizce ama günlük konuşma dili "Creole". Creole nasıl bir dildir diye sorduğunuzda alacağınız cevap aynı:"Fransızcaya benzer. Onlar 'Bonjur' der biz 'Bonzur' deriz" Sanırım kimler buradan geçmişse onların etkisi vardır. Oteldeki kurulu tv kanallarında Fransız istasyonlar çoğunlukta. Bu bir göstergedir. Öte yandan bizi karşılayan görevli Fransızca hitap etti. Havaalanında anonslar önce Fransızca sonra İngilizce. Altyapıyı Fransızlar yapmış ama arabaların direksiyonu sağda ve trafik İngiliz usulü soldan akıyor. Şehir isimleri Fransızlardan kalma.
Sokaktaki satıcılar bir dahaki görüşme için isimlerini söylüyor. Asya ülkeleri için genel bir tutum bu. "Beni unutma benden al" demek. Söyledikleri isimler takma.Genellikle kullanılan isimler film starlarına ait. Burada karşılaştığım satıcı biraz dindardı galiba onun ismi Christian. Buradaki turistlerin çoğu hristiyan belki de ondan.
Geçmişte adaya çalıştırılmak üzere çok Hintli getirilmiş. Adada şu anda yüzde ellinin üstünde Hindu varmış. Yüzde yirmibeş kadarı katolik ve geri kalanlar müslümanlık dahil diğer dinlerdenmiş. Benim geçmiş seyahatlerden şöyle bir izlenimim var. Bu tür ülkelerde hiç bir din orijinal değil. Kültürlerin karışması dinleri de karıştırmış.
Bu ülkede yüzde yüz yerli olan DODO KUŞ var ama onun da nesli tükenmiş.
Melih Anık

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Gene Bir Pazar Sabahı(24 Mayıs 2015)

Sartre'ın Gizli Oturum Oyunu İçin Varoluşçuluk Üzerine Derleme

Kosta Kortidis’in 'Rulet’i