Kayıtlar

Temmuz, 2012 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

San Marco’nun Güvercinleri

San Marco Meydanı’na giren turist, içine düştüğü âlemin şaşkınlığı ile “başı yukarda” dolaşır. “Rol çalan” Çan Kulesi, Saat Kulesi, Ducale Sarayı ve tabii ki bize Türkiye havası getiren Bazilika, insanın başını yukarıya kaldırır çünkü. Bazilika’nın tepesindeki “sahte” atlar sizi Sultanahmet’e götürür. Çan Kulesi’ni tamamıyla fotoğrafın içine alsanız Bazilika küçülür, Bazilika’yı yaklaştırsanız Çan Kulesi anlamsız bir tuğla duvar olur çıkar. O sırada henüz tam bir dikkatle bakmamış olduğunuz için Ducale Sarayı sizin için meydanda bir beyaz yığındır, sizi şaşırtacak ayrıntılar “içine girdikçe” ortaya çıkar. Kolon başlarının süsünü, hikâyesini öğrendiğinizde dışarıdan  dayanılmaz hüzünlü “The Bridge of Sighs”ın("Ah"lar Köprüsü) içerden dayanılmaz iç bunaltıcı hâlini henüz fark etmemişsinizdir daha.
İşte tam o sırada ayaklarınıza takılan bir şeyler ile şaşırırsınız. Ayaklarınızın arasında dolaşan  güvercinlerdir onlar. Binlerce kişinin ayakları arasında onlarca güvercin fütursu…