Kayıtlar

Benim Bayramlarım

Benim bayramlarım babamın sağ olduğu yıllarda kaldı. İnsan babası ölünce büyür derler ya çok doğrudur. Ben babam öldüğünde büyüdüm ama o bayramlar da gitti. Babamın olduğu bayramlar kışa denk geldi. 'Kış bayramları'nı yaşadım ama ömrümün 'yaz'ıydı o zamanlar. Çocukluktan gençliğe geçtiğim yılllardı. Bayram sabahları baş ucumdaki yeni giyeceklerimi hatırlamıyorum ama babamla gittiğim bayram namazları hiç aklımdan çıkmıyor. Caminin dışında kalacağımız için bir gece önceden hazırlanan seccadeleri, genellikle yağmurlu ve de karlı havalar olduğu için, seccadelerin altlarına serilecek naylon örtüleri ve evden çıkmadan annemin pişirdiği sütlü Türk kahvesini unutmadım. Babam ile karşılıklı sütlü kahve içmek büyüdüğümün göstergesi idi. Koltuğumuzun altına sıkıştırdığımız seccadelerimizi alıp camiye giderdik. Kendi seccademi taşımak da adam olmanın göstergesi idi. Babamın seçtiği yere önce naylonları sonra seccadeleri serer, ayakkabılarımızı çıkarıp seccadenin baş ucuna koyar ba…

Aydınların Rehabilite Edilmesi Gerekli

İyi Parti milletvekili adayı eski SAT komando Kurmay Albay Ali Türkşen, Halktv'da Halkın Arena'sı programında yaşadığı bir olayı paylaştı. Seçim çalışmaları sırasında bir yerde kenarda oturan bir amcaya yaklaşmış ve muhabbet etmek için lafı açmış, şöyle bir diyalog geçmiş aralarında: - Dolar fırladı gitti. Ekonomi kötüye gidiyor. - Benim dolarım yok. - Benzin fiyatları da arttı. - Benim arabam yok. -Domatese ne diyorsun? Tohumu üretken değil. - Ne olmuş? Ali Türkşen son bir atak yapmak istemiş. -Ben haksız yere üç buçuk ay hapis yattım. Amca demiş ki: -Benim dört oğlum var. Hiçbiri hapis yatmadı. Sen bir şey yapmışsındır da yatmışsın. Ali Türkşen 'Amcaya ulaşamadım' dedi.

Türkiye Tiyatrolar Birliği ve Zafer Gecegörür

Çok yakın bir zamanda twitter'da 'Türkiye Tiyatrolar Birliği kurulmalı' diye yazdım. Tiyatromuz için uzun zamandır aklımda olan bir yapılanma biçimi idi. İnternette dolaşırken Türkiye Tiyatrolar Birliği diye bir adres (http://turkiyetiyatrolarb.wixsite.com/tutib) çıktı karşıma. İlgimi çekti. Sayfalarında dolaştım. Öğrendim ki Türkiye Tiyatrolar Birliği 2007 yılında Bartın Bölge Tiyatrosu, İzmir Yenikapı Tiyatrosu ve Mardin Kızıltepe Tiyatrosu olarak üç tiyatro ile  kurulmuş. 2016 yılında platform olarak resmileşmiş. O sayfada Başkan Zafer Gecegörür'ün eposta adresini öğrendim ve bir mesajla birliğin resmi ve hukukî bir statüsü olup olmadığını sordum ve varsa tüzüğünü okumak istediğimi yazdım. Gecegörür beni, zaten incelediğim sayfaya yönlendirdi.

Zamâneler ve Tiyatronun Genç'leri

Resim
Bu yazımda anlatacağım bazı yaşanmışlıklar ile ilgili  düşüncelerimi sosyal medyada paylaştım. Bazısına da doğrudan mesaj yazdım. Onlar kendilerini biliyor. Bu yazı onlarla ilgili değil, onlardan yola çıkarak 21.yy Türkiye'sindeki gençlikle ilgili. Onlar tiyatro câmiasından ama farketmiyor ben mühendislik alanında da onlar gibisine rastladım. Kendi yakın çevremde de "senden futbolcu olmaz" dediğim için üstüme yürüyüp beni güreşe davet eden de var. Bu "çağın hastalığı".

Bir Tiyatro Serüveni ve Tiyatromuzun Hâl-i Pür Melâli

Dün akşam Caddebostan'dan Üsküdar Tekel Sahnesi'ne oyun seyretmeye gittim. Fenerbahçe'nin maçı vardı. Stad önü geçişler sınırlandırılmıştı. Bindiğim otobüs beni Kızıltoprak'ta attı. Taksi minibüs bulamadım stad çevresinde kurulmuş güvenlik bariyerlerini geçerek Kadıköy Meydanı'na kadar yürüdüm. Allahtan seyircisi çok olmayan bir maçtı. Amacım Kadıköy'den dolmuş  ya da otobüs ile Üsküdar'a ulaşmaktı. Ama Haldun Taner Sahnesi önünden Marmararay'ın ilk durağı Ayrılık Çesmesi'ne kadar trafik kilitlenmişti. Dolmuş ya da otobüs yoktu. Olsa, o trafikte adım adım ilerlenecekti. Mecburen yürüdüm. Ayrılık Çesmesi istasyonu önünden taksiye bindim. Üsküdar'a ulaştım. Üsküdar'dan Tekel Sahnesi'ne doğru trafik de tıkalıydı. Her zamanki gibi yürüdüm. Dönüş nisbeten kolay oldu. Üsküdar'a yürüyerek ulaştım. Otobüsle Kadıköy'e oradan yine otobüsle evime geldim. İki buçuk saat süren bir oyun için evden çıkıp eve dönüşüm altı saat olmuştu. 15 TL'…

Devlet Tiyatroları Edebi Kurul'unun Ders Gibi Kararı

Nahid Sırrı Örik'in İhanet isimli oyununu okudum. Eser, Bütün Eserleri kitabındaki diğer tüm eserleri(5) okumak isteği uyandırdı içimde.

Nahid Sırrı Örik'in İhanet oyununda satır aralarındaki toplumsal eleştirilerinden çok etkilendiğimi belirtmeliyim. Ayrıca bir dönem oyunu olarak da bende Yakup Kadri Karaosmanoğlu'nun eserlerini hatırlattı. Bu oyunla ilintisini düşünerek Ankara'yı yeniden okumak için raftan indirdim.

FRESK ve Zorlu Holding

Resim
Başlığa bakınca ne alâka der gibisiniz. Anlatacağım..
Fresk, iki seyyahın yolda rastladıkları bir keşiş aracılığıyla kadınların yer aldığı bir duvar resmini görmeye gitmesini anlatıyor(muş). İKSV Tiyatro Festivali kitapçığında anlatmış. Konuyu bilmeyen biri için anlaşılması kolay değil. Eminim bilmeyenler fili tarif edecek.