Kayıtlar

Dikili Belediyesi ve Tiyatro

Resim
23 Mayıs 2019 tarihli dilekçemize Dikili Belediyesi’nden gelen cevap 28 Haziran 2019’da elime geçti. Fügen bu sabah(28 Haziran 2019) binanın dış kapısında bir iskemle üzerinde bulmuş. Bulamayabilirdi de. Zira kapının önünde fırtına esiyor bugünlerde. Cevap verilmesi nedeniyle Dikili Belediyesi yetkililerine şükranlarımı sunarım. Gerçi biraz üstüne düştüm de cevabı aldım ama olsun cevap verdiler ya buna da şükür. Aslında her cevap cevap sayılır mı? Bu yazıda bunu irdelemeye çalışacağım.

İzmir’in Köylerini Gezerken

Çandarlı’dan bir grup insan İzmir köylerini gezmeye çıktık. İzmir civarında o kadar renkli köy var ki. Biz geziye ayırdığımız zamana sığacak bir gezi yaptık. Sona kalmasın baştan diyeyim. Köylere renk veren sanat. Köyleri sanat ile boyayan da birkaç kişi aslında. Çoğunlukla dışarıdan ama o yörelerde doğmuş kendi köylerine ışık tutma çabasında olan insanlar. Yola çıkış amaçlarının köyün adı duyulsun da dedemden miras kalan tarla, ev vb değer kazansın olmadığını düşünüyorum.Zira bu planlı bir hareketten bir stratejiden öte ‘güzellik olsun’ diye başlayan bir girişim. Ama gene de arsa, kira fiyatlarında artışlar olduğu gerçeğini de göz ardı edemeyiz. Gelişme oldukça yeni yatırımcılar gelmiş buralara. Yerleşik halk kendilerine iyi geldikçe girişimlere katılmış.

Hamlet'i Ben Sahneye Koysam..

Hamlet konusu açıldı. Ben de Hamlet ile hayâl rejimi açıklayayım. Ben sahnede başlangıçtaki kaleyi, surları, nöbetteki askerleri falan kaldırırım. Hayalet Hamlet'in zihninde çünkü. Kendi kendine konuşur hayalet ile. Deliliği de budur zaten. Hamlet ile başlar oyun. Hamlet kendi yazdığı kuşkulu hikayeyi doğrulatmak için oyunculara o oyunu oynatır. Hayalet oyun boyunca Hamlet'in sözlerinin içindedir. Mesela amca Kral'ı dua ederken yakaladığında kılıcı saplamadan önce hayalet iç sesi onu durdurur. Annesi ile olan sahnede de hayalet girmez mi sahneye? Oyun sonunda kendi giderken hayaleti Horatio'ya emanet eder. 
Çok bilenler beni düzeltsin yoksa bu buluşu kullananları çalmak ile suçlarım. Bilesiniz. İntihal bir buluşu çalmaktır çünkü. Tiyatroda da önemli olan buluştur. Ondan sonrası ayrıntıdır. Neyi nasıl yaptığınız önemli değil.

Melih Anık

TARIK GÜNERSEL VE HAMLET ÇEVİRİSİ SUNUMU

Tarık Günersel'in Hamlet çevirisini sunumunu yaptığı akşam orada olmaktan çok memnunum. Gözüm başka Shakespeare çeviricilerini, yönetmenlerini, oyuncularını aradı ama boşuna. Google translate ile çevirenlerin gelmemesi normal ama ya diğerleri? 'Duymamışlar'dır. 'Oyunları, dizileri var'dır. 'Mazeretleri var ağbi' 
Tarık Bey sahnedeki iskemleyi boş bıraktı. Hapisteki ve aramızdan ayrılan aydınlar için. Ben de o ânın fotoğrafını çektim.
Tarık Bey konuşurken not tuttum. Şimdi onlardan bahsetsem hem Tarık Bey gibi iyi yapamam hem de çıkacak kitabına ayıp etmiş olurum. Ayrıca gelmeyenlere ödül gibi olur. Ama kimse bu ödüllerle de ilgili değil. Ben de kendi kendime güvey oluyorum. Ben burada genel şeylerden bahsetmek istedim.
Tarık Bey şunu öğretti her şeyden önce. Çeviriyi herkes yapamaz. Hele Shakespeare'i herkes çeviremez. Öyle örnekler verdi ki hem ufkum açıldı hem ikna oldum. Hayalet ve Fortinbras'ın rolü hakkında söyledikleri inanın bana yepyeni bir yor…

OYUN METNİ, HİRA TEKİNDOR, CRAFT TİYATRO vs vs

Oyun teksti peşinde koştuğumu artık herkes biliyor. Craft'ın Fotoğraf 51 ve Kalp oyunlarının tekstlerini kolayca temin edebileceğimi düşünmüştüm ama olmadı. Bu yazı oyun teksti takibi üzerine.
Fotoğraf 51 ve Kalp oyunlarının çevirmeni Hira Tekindor. Bir mesaj yazarım gönderir diye düşündüm. Birkaç kez karşılaşıp ayak üstü saygılı sevgili sohbetimiz var. Yüz yüze bakmışlığımız var. Yönettiği oyunları yazmışlığımız var diye düşünmüştüm ama öyle olmadı. Mesajıma şöyle bir cevap yazdı. "Craft'ın izni olmadan gönderemiyorum.Tekst talebi gelirse bize yazmalarını söyle dediler.Craft'a mail yazarsanız yardımcı olurlar. Sevgiler" Alttaki 'sevgiler' iyiniyetini gösteriyor. Çocuk çaresiz. Demek ki 'tekst talebi' olacağı önceden konuşulmuş aralarında. Beni düşünerek konuşmadılar ya. Tekst isteyen benden başkaları da oluyor herhalde. 
Benim çevirdiğim bir oyunu Hira Tekindor istese ne yapardım diye düşündüm. Tereddütsüz cevabım 'gönderirdim' olurdu. Bizi…

BEN ELEŞTİRMEN DEĞİLİM

Tiyatro yazıları yazmayı seviyorum. Bana araştırma, öğrenme fırsatı veriyor. Aslında şöyle demeliyim: Bana araştırma, öğrenme fırsatı veren oyunları yazmayı seviyorum. O nedenle SEÇİYORUM. Bana araştırma, öğrenme fırsatı veren oyunları seyretmeye öncelik veriyorum. Yazmak için öğrendiklerim gelecekte birilerine yararlı olsun istiyorum. O nedenle yazılarımın içinde kaynaklarımı belirtiyorum. Akademik olmayan oyun yazılarında kaynak vermek benimle başladı dersem yanlış olmaz. Hilmi Bulunmaz benim için 'tiyatro düşünürü' diyor. Kendisine teşekkür ederim ancak bence fazla bir övgü ama devamlı tiyatro DÜŞÜNDÜĞÜMÜ itiraf ederim. Aslında ben öncelikle tiyatro seyircisiyim. Eleştiriyorum ama kendimi eleştirmen olarak görmüyorum. Zira benim düşünceme göre eleştirmen ülkedeki TÜM tiyatro olaylarına hâkim olmalıdır. Oysa bizim eleştirmenlerimiz İstanbul tiyatrolarını ve davet edilmişlerse Anadolu'daki bir kaç tiyatro olayını (o da yarım yamalak) bilir. Çoğu okumaz, araştırmaz, idare …

OTOBÜSTE ABSURD

Otobüsle Kadıköy'e gidiyordum. Ayakta önlerinde dikildiğim iki yaşlı kadın sohbeti ilerletmişlerdi. Yaşlı diyorum zira ikisi de yaşlarını söyledi. Biri seksen dört diğeri 78 yaşında imişler. Çalışan kadınlarmış. Biri Cağaloğlu'da Sağlık Bakanlığı'nın bir şubesinde çalışmış diğeri ise özel sektörde bir şirkette çalışmış. Konu gençler idi. Sanıyorum sohbet gençlerin otobüste yer vermesi üzerine başlamış. İkisi de gençlere acıyordu. Çok çalışıyorlar. Evden erken çıkıyorlar gece yarıları eve dönüyorlar. Uykusuzlar. otobüste uyuyorlar. Böyle başlayan sohbet 'Biz de gençtik'tiye geldi. Onların gençliği daha iyiymiş. Şimdi gençler çok zorlanıyormuş. Biri 'Çocuklarım evimdeki yemek odasını değiştir dedi.Ben de bu yaştan sonra ne gerek var dedim' Diğeri 'Benim gençliğim Adana'da geçti. O zamanlarda yolda beni görenler Allah seni Pazar günü mü yarattı derlerdi.' Anlaşılmayacağı korkusuyla açıkladı: 'Allah dünyayı altı günde yarattı bir gün dinlendi ya…