21 Mayıs 2013 Salı

Üniversite Tiyatrolarında Telif Ödenmesi - Hilmi Bulunmaz’a Cevap


Hilmi Bulunmaz ile bir araya gelmedim. Erbil Göktaş ile görüşürken onun Bulunmaz’ı araması nedeniyle Göktaş’ın telefonundan, kısa nezaket cümleleri ile bir konuşma geçti aramızda. Çeşitli konularda  mesajlaştık. O Türkçeye dikkati ve hassasiyeti nedeniyle yazılarımda bulduğu ifade ve yazım hataları konusunda beni uyardı. Çoğunlukla hak verdim, düzelttim. Karşı çıktığı düşüncelerimi kendi sayfasında alenen eleştirdi.(Rosenbergler Ölmemeli) Mesajları cevaplamada hassasiyeti olduğunu biliyorum. Yazdığım mesajları belli bir süre içinde mutlaka cevapladı. Fikrî takip konusunda da inatçı bir kişiliği olduğunu anladım. Kendisini ilgilendiren konular dışında da tiyatroda olup bitene duyarlı, kafasına yatmadığına hemen tepki veren bir kişiliği var. Onun tepkilerinin tümüne katılmıyorum. Özellikle kendisine karşı açılan dâvâları bu kadar ciddiye almasını ve de karşı dâvâlar açmasını doğru bulmuyorum. Onun “linç kampanyası” dediği kampanyanın da ciddiye alınacak bir yanı yok (bence).  İmza veren 1100 kişiye bugün sorsanız, neyi imzaladıklarını dahi hatırlamazlar. O kampanyaya imza atan bir topluluk temsilcisi adımı vermeden araya beni de sıkıştırmıştı. “Bu adamların yazı yazması önlensin” gibilerinden düştüğü bir notu gördüğümü hatırlıyorum. Ben bildiğim yolda ilerledim o şimdi Moda civarlarında yeni hayâllerle dolanıyor. ESKİ Oyun Atölyesi, Ömer Faruk Kurhan ve Mustafa Demirkanlı  beni de “silme”ye çalıştı. Gizliden arkamdan bir şeyler yapmaya çalışanları da duyuyorum. Önemli olan kendi inandığınız yolda yürümektir. Zaman zaman Hilmi Bulunmaz’ın söylemini  sert buluyorum, dalga geçmenin daha doğru olacağını düşünüyorum. Ama sanırım bu konuda benim de ipin ucunu kaçırdığım zamanlar olduğu için ona çok da kızamıyorum.  Şu “tepkisi az dünya”da  tepki vermesi, “yaşadığının” göstergesi değil mi? Zaman zaman olayı ve konuyu kendi anlayışıyla abartmayı ve çerçevelemeyi seviyor. Bu konuda da her zaman aynı fikirde değilim. Hakkımda övücü ifadeler kullanması aynı "cephede" imişiz gibi bir izlenim yaratıyor sanırım. Bence o övgü konusunu da "abartıyor". Bu vesile ile kendisine teşekkür ediyorum. Ona teşekkür etmem bazılarının canını sıkıyor sanırım ama benim onlar ne diyecek diye davranmam da beklenmesin. Şu açık ki Hilmi Bulunmaz ile en sert tartışmaları da yaşayabiliriz ama bu birbirimizi yok etme amacı taşımaz. Bazısı ile "tanışmak bile istemem" ama Bulunmaz ile yüz yüze bakabileceğimizi düşünüyorum. Bulunmaz sözünün arkasında duruyor. O nedenle bana cevap yazacağını söylediğinde mutlaka yazacağını biliyordum, yazmış.

14 Mayıs 2013 Salı

İBB Kültür A.Ş. Gösteri Sanatları Merkezi- 11.Üniversitelerarası İstanbul Tiyatro Festivali


11.Üniversitelerarası İstanbul Tiyatro Festivali  1 Mayıs 2013’de başladı. Festivali İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür A.Ş.’ye bağlı olarak eğitim veren Gösteri Sanatları Merkezi düzenliyor. Festival, Devlet Tiyatroları’nın Cevahir, Küçük Sahne ve Tekel Sahneleri  ağırlıklı  Zeytinburnu,  Cennet,  Sefaköy  ve Fatih  Kültür ve Sanat Merkezlerinde olmak üzere 7 sahnede plânlanmış ve  19 Mayıs 2013’de Ödül Töreni ile sona erecek. Bu seneki festivalin onbirinci olduğunu düşünürsek artık gelenekselleşmeye başladığını söyleyebiliriz.