15 Aralık 2009 Salı

San Cristobal -Chamula -Kutsal Cola ve Ünsal Oskay ………



















Kasım 2009 daki Tempo’da Ünsal Oskay ile ilgili anıların paylaşıldığı bir bölüm vardı. Bir öğrencisi Oskay’ın sınav sorularından birini hatırlatmış : “Bahar ayini ile Coca Cola reklamları arasındaki ilişki ne?”
Aklıma hemen San Cristobal-Chamula'da ziyaret ettiğim kilise geldi.
Dünyanın en renkli köylü pazarı orada,insanları,giysileri ve sattıkları mallar ile. Her yan rengarenk. Ayrıldıktan sonra kafanızın içinde binlerce renk ile dolanıyorsunuz bir süre.
Bu köyün ilginç bir kilisesi var. Her dinin buyur edildiği pagan kilise. Genel olarak hırıstıyanlığa ait semboller dikkatinizi çekiyor ama siz namaz kılacağım deseniz tuhaf kaçmaz. İçini gördükten sonra “İbadethane” demek daha doğru. İçerde fotoğraf çekilemiyor. Kelimeler yetmez o "ruhu" anlatmaya.
Yapısı itibarıyla eski bir kilise. Ama kullanılışı,orayı “her şey” yapıyor.
Yüksek tavanlı az bakımlı bir alan. Yerler taş. Oturmak için sıra,sandalye,halı yok.
Kapıdan adımınızı atar atmaz burnunuza yoğun bir mum kokusu geliyor. İnsanlar yerlere yaydıkları çam yaprakları üzerine oturmuş inanılmaz bir el çabukluğu ile onlarca mumu yakıp önlerine diziyorlar. Sanki kim daha çabuk ve çok mum dikerse onun duası kabul olacakmış bir yarış var.
Yerli halk ellerinde ince uzun mumları yanlarında getiriyor. Biz tedbirli olmadığımız için “mumsuzuz”. Denemek için elinde onlarca mum tutan bir yerli kadından bir mum istiyoruz.Kadın tüm mumları tek tek inceledikten sonra kırılmış bir mumu veriyor bize , pirincin taşını ayıklar gibi, kurtulmak ister gibi. Sanki kırık mum duanın kabulünü geciktirecek!
Geniş alanın 3 tarafı içi kutsal kişilerin mankenleri , eşyaları, şamdanları, resimleri , ikonalar vb ile tıka basa doldurulmuş camlı dolaplarla kaplı. Bu nedenle insanlar kendilerine yakın buldukları “aziz”in önünde duruyor, oturuyor, yatıyor, diz çöküyor,dua ediyor,uyuyorlar. Belli bir ana apsis(mihrap) yok. Kilisenin özgün ana apsisinde Vaftizci Yahya’nın resmi Hz.İsa’nınkinden daha üstte ve ortada.
Bir köşede Şaman’ını yanında getirmiş bir hasta boylu boyunca yatmış şifa arıyor.Şaman ara sıra adamı sıvazlıyor.Bir şeyler içiriyor.
Bize denk gelmedi ama bu alanda adak olarak tavuk da kesilirmiş . Kan akıtılması iyiymiş.
Ünsal Oskay’ın sorusunun bu anlattıklarınla ne ilgisi var diyorsunuz değil mi?Genel resmi anlatmadan olmayacaktı.
İnsanların yanlarında Cola şişeleri var. Cola kutsal sayılıyormuş. Nedeni ise geğirtmesi. Geğirme ile içteki kötü ruhun çıktığına inanıyorlarmış. Bu nedenle insanlar “iki dua bir fırt Cola” formülü ile ibadet ediyorlar. İbadethanede alkollü içki şişeleri de elden ele geçiyor , herkes bir fırt alıyor. O da ibadetin bir parçası.
Oskay Bahar Ayini ile Coca Cola arasındaki ilişkiye bu anlamda bir gönderme mi yaptı bilmiyorum ama Cola’cıların bundan haberdar olduklarını ve bu konuyu bir yerde bir zaman kullanacaklarına eminim.(Belki kullandılar bile!)

Melih Anık

not: Resim 1950’li yıllarda fotoğrafçı Gertrude Duby Blom tarafından çekilmiş.

14 Aralık 2009 Pazartesi

Labirent

- Sadece “üyeler girer” yazan perdenin arkasında ne var?
- üye olunca öğrenirsin.
- nasıl üye olacağım?
- müracaatının onaylanması gerek.
- kim onaylıyor?
- ben!
- arkasında ne olduğunu bilmediğim bir yere niye üye olayım?
- perdenin arkasında ne olduğunu sormadın mı ?!
- evet de…. ya hoşuma gitmezse?
- görmeden anlayamazsın.
- görüp de beğenmezsem?
- bir daha gelmezsin.
- doğru. nasıl müracaat ediliyor?
- bana “müracaat ediyorum” diyorsun.
- form falan doldurmayacak mıyım?
- hayır
- “müracaat ediyorum”
- reddedildin
- neden?
- gerekçeler gizlidir , açıklanmaz.
- kim koydu bu kuralı?
- sistem böyle.
- yani sen?
- hayır.sistem.
- sistemi kim yönetiyor?
- açıklayamam.
- neden?
- sistem yasakladı.
- sistemi yöneten ile görüşeyim o halde.
- onaylanman gerek
- kim onaylayacak?
- ben

melih anık

İş Görüşmesi

-Doktoran var mı?
-Yok . Bu iş için gerekli mi?
-Yok da maaşın için hazırladığımız listeye bakacağım. Herkesin maaşı bu listeye göre verilir. Benimki bile.
-Kim hazırladı o listeyi?
-Ben
-O zaman kendinize bir iyilik yapmışsınızdır.
-????!!!!......... Peki listeyi bırakalım. Sen ne istersin?
- 1 Dolar..
-Dalga mı geçiyorsun?
-Hayır çok ciddiyim. İşe yararsam zaten siz ederimi verirsiniz. Ama benim de bir şartım var.
-Nedir?
-Bu pozisyon için ,“Bana” ihtiyacınız olduğuna beni ikna etmeniz lazım.


Melih Anık

22 Kasım 2009 Pazar

"Tek bir tanrı var..."

"Oğluna olabilecek en iyi eğitimi vermek isteyen tanrıtanımaz bir baba onu Cizvitlerin okuluna gönderir.Çocuk,kökenlerine karşı din dersine girmek zorundadır ve bu derslerde kendisine Katolik Teslis dogması öğretilir.Eve döndüğünde babasına gerçekten "üç tanrı" mı var diye sorar.Babası kaşlarını çatar : "Oğlum bak beni iyi dinle!Sadece tek bir tanrı var ve biz ona inanmıyoruz""
(Amin Maalouf-"Çivisi Çıkmış Dünya"-Çeviren Orçun Türkay-YKY)

6 Ekim 2009 Salı

Kadere Yön Verme

"Sanki görünmez hayaletler kamçılamış gibi,zamanın güneş atları yazgımızın hafif arabasıyla geçip gider,bize düşen ,cesur bir azimle dizginleri sıkı sıkı tutmaktan ,oradaki taş,şuradaki uçurumdan tekerlekleri geri çekmek için bazen sağa bazen sola yöneltmekten başka bir şey değil.Onun nereye gittiğini bilen var mı? nereden geldiğini kendisi hatırlar mı? "

Goethe- " Yaşamımdan Şiir ve Hakikat" çeviren- Mahmure Kahraman-İş Bankası Kültür Yayınları

11 Eylül 2009 Cuma

"Tanrının Kahkahasını Duydum"

"Gör Herşeyi Tanrı olarak
Ama sır gibi sakla bunu

Huşu içinde kalmış gibi davran
Ve doymuş gibi yap"

Şemseddin Muhammed Hafız
"Tanrının Kahkahasını Duydum"

7 Eylül 2009 Pazartesi

Duvarın Arkasındaki Bahçe

"Ben artık korkmuyorum
Her şeyde bir hikmet var.
Gecenin sonu seher,kışın sonu bahar
Belki de bir bahçeyi müjdeliyor şu duvar"

Ziya Osman Saba

17 Ağustos 2009 Pazartesi

Publilius Surus'dan

Çoğunluğun korktuğu kişi,çoğunluktan korkmalıdır.

Doktorunu mirasçı yapan hasta kendine kötülük eder.

Bir tek suçu bağışlayan kişi birçoklarını öğütlüyor demektir.

İnsanı mevki değil yaradılışı iyi insan yapar.

Aptal bir insan için sessizlik akıllılık yerine geçer.

Düşmanı yenmek yeterlidir,mahvetmek fazla gelir.

Ateş hiçbir şeyi yakmadan geniş bir alana ışık vermez.

Bir kişiye haksızlık yapan bir çok kişiyi tehdit ediyor demektir.

Kendi çıkarı için iyi olan kişiye kötü denmelidir.

Bir tek kılın bile kendi gölgesi vardır.

Çeviren-Bedia Demiriş- Düşünceler- Kabalcı Yayınevi

11 Ağustos 2009 Salı

Çarpanak'ın Yasası

Çarpanak Ada'sında,
Martılar yavru tavşanları yer
Tavşanlar yavru martıları..
Ortak düşman insandır.
Yılanlar ise kollar
Geriye kalanları.

Melih Anık

21 Temmuz 2009 Salı

Çiğ Tanesi Gibi

Herşeyi düzene koymuşsun gibi yaşa
İçindeymişsin gibi yemyeşil bir sevincin
Sanki geçimin falan yolunda
Çiğ gibi oturdun say yeşillikte bir gececik
Kalkıp gidecekmişsin gibi sabahleyin.

Hayyam "Dilden Dile" - A.Kadir

YOK

Ben olmayınca bu güller,bu serviler yok
Kızıl dudaklar,mis kokulu şaraplar yok
Sabahlar,akşamlar,sevinçler,tasalar yok
Ben düşündükçe var dünya,ben yok o yok.

Hayyam- "Bütün Dörtlükler" -S.Eyüboğlu

4 Haziran 2009 Perşembe

Özdeyiş

"Yanılgı insanlar içindir.Ancak silginiz kaleminizden önce bitiyorsa fazlaca yanlış yapıyorsunuz demektir." J.Jenkins

"Komite gereksiz şeyleri yapmak üzere ,gönülsüz görevlendirilmiş ,hazırlıksız kişilerin oluşturduğu bir topluluktur" F.Allen

"Herkesin kendini bir şey sandığı yerde kimse bir şey olamaz." W.Gilbert

"Kimin ki talaşı tahtasından çoktur,işte acemi marangoz denilen odur." A.Guiterman

"Peter'in Reçetesi 23: İstemediğiniz bir yükselmeyle karşılaşmamak için şimdiden yeteneksizmiş gibi davranın" Dr.Laurance J.Peter

3 Haziran 2009 Çarşamba

Head-Hunter

Ünlü bir "Head-Hunter" buldu onu.
Süslü bir dosya ile "ünlü" bir şirkette CEO'luk önerdiler.
İşinden ayrıldı. CEO oldu.
Yeni şirkette 6 ayda içinde yerli-yabancı ortaklar anlaşamadı. Şirket dağılma kararı aldı.
Ekonomide de kriz yoktu.
Şimdi iş arıyor..
"Head-Hunter"a sordu,cevabını aldı :"Bilmiyorduk"

Piano Çalan Aşçı

Amerika'ya gitti.
4 yıl Piano eğitimi aldı.
Türkiye'ye döndü.
1 yıl Aşçılık eğitimi aldı.
Şimdi Beyoğlu'nda aşçı.

Kalemtraş

Kalın kalem açan kalemtraşım yoktu.Aldım.
Farkettim ki kalın kalemim yok.
Kalın kalem aldım.