Kayıtlar

Mayıs, 2015 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Bir Başka Pazar (31 Mayıs 2015)

Resim
Bugün Pazar ('Beni güneşe çıkardılar')
31 Mayıs 2015

Evden çıktığımda kafamda önüme ilk gelen otobüse binmek vardı. İçimden de Taksim yönüne doğru olmasın geçti. Taksim yönüne giden sokaklar caddeler kapatılmış. Şehir tutuklanır mı? Biz alışmışız, tutuklanır. Güneşe çıkarın beni!

Gelen otobüs 27T Şirintepe-Şişli

Gene Bir Pazar Sabahı(24 Mayıs 2015)

Resim
Saat 09:30 Şişli'de elektrik yok, Harbiye'de sokak lambaları yanıyor. 


Yollarda bayraklar kardeş(!).. Sadece bayrak kardeşliği!

Parkta bir kedi kaplan edasıyla güvercinleri kolluyor. 

Sabah mahmurluğunu atamayanlar var. Köpekler insanı anlıyor.

Beşiktaş taraftarı akşamki Galatasaray maçı için toplanıyor. Maça alınacaklar mı?

Demokrasi Parkı'nın arkasında demokratik olarak inşa edilmiş bir yapı

Hem iktisatçı hem 'Bloemist' bir aday. 'Bloemist' ne? Bilsem oyum onun... Eve dönünce aradım, 'çiçekçi (dükkânı olan)' demekmiş.

Bir konser ilanı. Ne varsa eskilerde var.

Maçka Demokrasi Parkı'nda pıtrak gibi çoğalan  'Cafe'lerden biri. İsmini sansürlemişler. Sanırım kapalı.  Yeni sahibi gelecektir yakında.

Bakın eski dershane 'lise' olmuş.İsmi de çok akılcı: 'Sınav Liseleri'. Lise ama amacı sınava hazırlamak. Yâni 'gizli dershane'. 'Eğitimde temel dönüşüm' işte bu! Kartal ne alaka? Küçükken büyüklerimiz akşam yatar…

Mehmet ile Osman

Yaklaşık on yıl kadar önce şehrin merkezindeki bir parkın içinde bir genel tuvaletin bakıcısı idi. Aslında onu oraya kimse tayin etmemişti. Mehmet kendi işini yaratmıştı. Tuvaletlerin yapıldığını takip eden bir kaç hafta içinde baktı ki tuvaletler sahipsiz, karısı Meryem ile birlikte bir süpürge, bir kova bir paspas ile tuvalet önünde nöbete başladılar. Tuvaletleri temiz tutuyorlardı. Bir süre bu böyle devam etti. Hatta bir defa denetimden de geçti tuvaletler. Yolu parka düşen yetkili biri ihtiyaç giderirken tuvaletlerin temizliğine hayran kaldı. Gözlerinin içine korku ile bakan karı kocayı kutladı. Bu onlara güven ve cesaret verdi. Ertesi gün bir tüp ve evlerindeki çaydanlık ve demlik ile geldiler. Tuvalet kapısında uzun saatler çaysız geçmiyordu. Kendileri dışında çay içen tesadüfen oradan geçen bir komşuları oldu. Başkası gelir diye bardak sayısını arttırdılar. İki de plastik tabure attılar kapının önüne. Çocukları okuldan çıkınca parka yanlarına geliyordu. Derslerini yapmak için m…

Beşiktaş Vodafone Arena İnşaatında Gözüme Takılanlar

Resim
Bugün önünden geçtim. Yukarıdaki manzarayı görünce fotoğraflamadan edemedim. Başkası için çok da anlamlı gelmeyecek bir görüntü benim için çok şeyler söylüyor.

Dikkatimi çeken ilk şey kirişe basan kolon oldu. Çok zorunluk olmadıkça tercih edilen bir durum değildir. Hele stadyum inşaatı gibi hesap ağırlıkları yüksek olan yapılarda bence kaçınmak gerekir. Oysa bu sistematik olarak tekrarlanmış.

Gözüme takılan ikinci husus dıştaki kolonlar. Stadyumun dış çeperi, oldukça yakın dikilmiş betonarme kolonlardan oluşuyor. Bu kolonların  'giydirilmesi'ne takıldım.

Stadyum gibi yapılarda sağlamlık, dayanıklılık, güvenlik, kapasite, bakım ihtiyacı gibi hususlar önceliklidir. Estetik ikinci plandadır. Bu çirkin olsa da olur demek değildir elbette. Ama en nihayetinde işlevi ile hizmet edecek bir yapıdır.

Stadyumu saran kolonlardan vazgeçilmeyecekse ki ben emin değilim, o zaman kolonların 'giydirme' gereksinimi olmayan brüt beton olması daha doğru olacaktır. Bu hem para hem zaman k…

Bir Pazar Günü Sokakta

Resim
Evden çıktım. Yürüyorum. Belli bir hedefim yok. Hayat da öyle.. Hedef belli ama o hedef amaç olur mu? Varmak değil önemli olan.

Karşıdan gelen insanlara dikkatle bakıyorum ama hepsi bir kaç saniyede geçiyor gözlerimin önünden. Her insan farklı.. 'Zamanla nasıl değişiyor insan'. Zamanın izi yapışıp kalıyor bir yerde, gözlerde, yüzdeki çizgilerde,  bedende.. Her insan bir eser.. Usta ise zaman.