27 Haziran 2012 Çarşamba

Ömer F.Kurhan ve MD (6)


Ömer F.Kurhan mesaj atmış, cevabım aşağıda:


Ömer F.Kurhan
Bunca yıldan sonra büo’70i öğrenmiş olman iyi bir şey. Ama hep yaptığını yapıp “demek ki BÜ ve BÜO camiasının da üzerindeymişsiniz” diye çarpıtıyorsun.Bu kötü...
Saygı jestlerini “yaltaklanmak” diye anlamıyorum , yazdığım yazıya karşı polemik ortamı yaratan ve bu vesileyle küstahça davrananların sonradan gelip oyuna davet etmelerine senin ifadenle “yaltaklanmak” diyorum. Benim kullandığım kelimeler “riya ve utanmazlık”.
Ve tabii ki gene kendi davana çekme ısrarın ve de “husumet” senaryon devam ediyor. Geçelim.
 “Bundan sonra "boyun yanda 'abi' " diyerek sizi oyunlarına çağırmasınlar. Çünkü çok rahatsız oluyormuş, bunu riya ve utanmazlık olarak yorumluyormuş derim”  ifaden beni doğruluyor. Yazdıkça seni daha iyi tanıyoruz. Allahtan benim yazdığım ortada duruyor ve herkes senin nasıl çarpıttığını görüyor. Anlayan anladı, sen bir daha oku cevabımı.Zaten benim duruşumdan ve sözlerimden  anlamıştır büo'lu.Sana gerek yok. Ben birisinin arkasından oynamam.
Fırat Güllü hak etmediğim kadar övmüş. Cevap yazsam üstüme alındım sanılır. Yazılarından anladığım kadarıyla sen bu inceliği anlamazsın.
“bc” ye atlamanı atlamışsın. Zaten bilinen bir şeydi.  Ama sen her seferinde yeniden başlıyorsun zaten. İşine gelen yerden..
İyilikler diliyorum.

Melih Anık

not Mesaj olarak gönderilmiştir.

Ömer F.Kurhan ve MD (5)


Ömer F.Kurhan mesaj atmış, cevabım aşağıda:
Ömer F.Kurhan
Ben kendi görüşümü paylaşıyorum sen “hayat dersi” olarak alıyorsun.  Bu ne alınganlık! Belki de geçmişten kalma “otorite”ye karşı çıkma iç güdüsünden kaynaklanıyor. Senden daha genç olan kızıma bile ders veremeyeceğimi biliyorum. Herkesin dersini hayat verir.
Sen halâ “seni uyardım” diyorsun. Bu cümleyi kurabilmek bile daha önce yazdıklarımı anlamadığın anlamına geliyor. “Uyarmak”  “düzelmezsen başına geleceğe katlanırsın” anlamına gelir. Yaşın elliye dayanmış öğren artık. Nazik bir söylem değil. Ayrıca senin böyle bir gücün mü var?

ÖFK ve Mustafa Demirkanlı (4)


Mustafa Demirkanlı mesaj yazdı, cevabım aşağıda:

Mustafa Demirkanlı,
Oğlunuzun seçtiği twitlerle yaptığınızı söylediğiniz haberde benim “Mimesis web sitesine yapılan saldırıyı kınıyorum” twitime haber değeri vermemişsiniz. Alt alta dizdiğiniz twitlerdeki  ANLAM’ı da (çarpıtmışsınız demiyeyim) anlamamışsınız. Onları benim anladığım gibi anlamak için biraz iyiniyet yeter. Bugün Mimesis’çilerin bile anlamadığı büo’70 ruhu gerekir. Zaten Mimesis ile anlaşmazlığımın temelinde bu vardır, göstermeye çalıştığınız gibi "sayılı" yazar değil.
Oyun Atölyesi'ni KİŞİSEL sorunummuş gibi görmek ve göstermek sizin gibi bir dergi sahibi için üzünülecek bir durum. Bulunduğunuz yer itibariyle "taraf" olmamanız gerektiğini, her tarafa belli bir mesafede durmanız gerektiğini hatırlatırım. Sizi satın alanlar sadece sizin görüşünüzde olanlar değil ve siz "kamu" görevi yapıyorsunuz. Bana ve Oyun Atölyesi'ne sordunuz mu? Yoksa "görmemeyi" mi tercih ettiniz?
Başkasından esinlendiğim  fikirlerin kaynağı SİZ bile olsanız belirtmek benim namusumun, etik anlayışımın ve vicdanımın gereğidir.  Bir başkası buna ne ANLAM GİYDİRİR diye düşünmem. Zira benim için fikirler önemlidir kime ait oldukları değil. Kişilere göre düşünce belirtmem. Bana giydirmeye çalıştığınız ve beni kamunun önüne atarken yapıştırdığınız "husumet" etiketi benim aklımdan bile geçmez.  Geçmiş yazılarımda buna uygun çok örnek var."Husumet" teşhisi yapabilmek için "husumet"in uzmanı olmak gerekir.
Mesajınızda beni kendi davanızın bir parçası yapma girişiminizi etik bulmadığımı belirtmek isterim.
İyilikler dilerim.
Melih Anık  

Not: Mesaj olarak gönderilmiştir.

Ömer F.Kurhan ve MD (3)


Ömer F.Kurhan mesaj yazdı, cevabım aşağıda:

Ömer F.Kurhan
Yaşını bile bilmiyorum, sahi kaç yaşındasın? Ben yaşını bilmeden yazıyorum. Benim için fikirler önemli. Seni “kafeslemek” gibi bir amacım ve ihtiyacım yok.
“Orta ve biraz da yüksek öğrenim döneminde yaşadığın tartışmalar” bence yanlış örnekler oluşturmuş sende. Karşına çıkan herkes öyle değil. Yani herkes seni “kafeslemek” istemeyebilir. Ama bu duygu seni “kendini korumaya” odaklamış. “Zırh” içinde ve sadece kurallara bağlı yaşanmaz.
Karşı karşıya gelmedik, kişiliğine yazdıklarınla ulaşıyorum. Bu nedenle seçtiğin kelimeler, kurduğun cümleler SEN’i anlatıyor. Bu yansıyan, bana olumlu gelmiyor  ve zaman “değişme”yi zorlayacak. İnsan her yaştan sonra değişiyor. Değişeceğini bilerek yaşamalı.
Sadece olaya odaklanmak uygulamayı yansıtmıyor. “Olaysız karakter”, “karaktersiz olay” değerlendirilemez. Zira insan olaylar içinde anlaşılır, olaylar insanı yapar, insan olayları kontrol eder. Sen olayları abartılı bir şekilde kontrol etmeye çabalıyorsun. Hiç kimse senin istediğin gibi olmak zorunda değil.  
İyilikler dilerim.
Melih Anık

not: Mesaj olarak gönderdim.

Ömer F.Kurhan ve Mustafa Demirkanlı (2)


Ömer F.Kurhan mesaj göndermiş.Cevabım aşağıda:

Ömer F.Kurhan,
Rahatsızlığının beni istediğin kulvara, noktaya çekememekten kaynaklandığını sanıyorum. Her mesajında her yazında bu açıkça görünüyor.
Gittiğin yolu etik bulmuyorum. Senin gerekçelerin, açıklamaların benim kriterlerimde yer almıyor. Dolayısıyla boşuna bir çaba içindesin. Bu günler geçer, bugün cevaplamak yerine saldırmayı seçmekten utanç duyarsın. Zaman ilaçtır. Ben beklerim.
Ben durduğum yeri biliyorum, umarım sen döner dolaşır benim durduğum noktaya gelirsin.
İyilikler diliyorum.
Melih Anık


Mustafa Demirkanlı kendi sitesinde bir haber yazmış. Cevabım aşağıda: 

Mustafa Demirkanlı,
Benim şöyle bir twitim de var, tarihi 26 Haziran..
Mimesis web sitesine yapılan saldırıyı kınıyorum”.
Onu neden almadın? Yaptığın ahlâki değil.
Benim “öfkemin”(?) arkası da önü de aynıdır. Sen kendi ezberine göre “okuyorsun”.
Yazdıklarımı anlamıyorsun, ayıp ediyorsun desem  anlar mısın?
İyilikler dilerim.
Melih Anık


Not: Her ikisine de mesaj olarak gönderilmiştir.

Ömer F.Kurhan ve Mustafa Demirkanlı


Ömer F.Kurhan
Öfkeni gemleyememişsin. Aynı takıntılarını ve hayâllerini kontrol edememen gibi.
İçeriğine karışamam ama bence daha iyisini yazabilirdin. Kötü bir yazı olmuş.
Bir yıl sonra yazdıklarından utanmamanı dilerim. Benim hakkımda yazdıklarından dolayı değil onları böyle yazmış olmaktan.
Sana daha önce de dedim. Ben kendimi bildiğim ve daha önce aldığım yorum ve mesajlara bakarak toplum ne olduğumu bildiği için yazın, seni açıklamak için işe yarar ancak. Daha çok yaz ki seni daha çok tanıma şansımız olsun.
İyilikler dilerim. 
Melih Anık


Mustafa Demirkanlı,
Neredeyse sayfanın açılışından beri aynı olan köşeni değiştirmiş olmana sevindim.
Yazdıklarına şaşırmadım ama yazı üslubunu beğenmedim. Bence daha çok yaz ki "elin" açılsın, istersen benim hakkımda da olabilir.
Derginde yazmam için teklif yapmayı düşündüğün ve yapmadığın için teşekkür ederim.
Bir hususu belirtmem gerek. "Ben kendi haberimi yayınlarım" demişsin o nedenle Oyun Atölyesi'ni haber yapmamışsın. Ama Mimesis kaynaklı haberi haber yapmaktan çekinmiyorsun. Bence ya deme ya yap.
Yeni yazılarını merakla bekliyorum. Hakkımda yazacaksan (ki ne ve nasıl hiç önemli değil) doğru yaz.
İyilikler dilerim.
Melih Anık



Not: Her ikisine de mesaj olarak ilettim

25 Haziran 2012 Pazartesi

Baskilli (Öğretmen) Velinin Dilekçesi Üzerine


Mimesis Haber/Mimesis Tiyatro Çeviri Araştırma Dergisi´nin 19.sayısı Elazığ Halk Kütüphanesi tarafından müstehcen içerikli olduğu gerekçesi ile iade edilmiş. Olayı başlatan, bir velinin el yazısı ile 10 Nisan 2012 tarihli yazdığı dilekçe olmuş.
“Şakir Benzeş Kültür Merkezi Müdürlüğüne
Baskil
İlçemizin tek kütüphanesinin bulunduğu Şakir Benzeş Kültür Merkezin  de çocuklarımızın uyarısı neticesinde yapmış olduğumuz araştırmayla Boğaziçi Üniversitesi tarafından yayım-lanmış olan MİMESİS isimli tiyatro-çeviri, araştırma dergisi-nin 19.sayısının 100-112 . sayfalarında yer alan görsellerin çocuklarımızın ahlaki değerleriyle uzlaşmadığı ve görsellerin çocuklarımızın ahlaki yapısına zarar verebileceği kanaatine ulaşılmıştır. Bu sebeple ismi geçen derginin ve benzeri içerikli yayınların titizlikle ve aceleyle toplanmasını, raflardan alınmasını istiyoruz.
Gereğini bilgilerinize arz ederiz.
Adres                                                                                                    10 Nisan 2012 –İmza
2 imza daha..”

23 Haziran 2012 Cumartesi

Ömer F.Kurhan ve Hilmi Bulunmaz’ın Yazdıkları Üzerine


Şu son günlerde Ömer Faruk Kurhan ve Hilmi Bulunmaz olmasa, okunmuyorum sanacağım(!)  Ömer F.Kurhan yazılarımın üstüne yazıları, yorumları;  Hilmi Bulunmaz da hak etmediğim ve de bu kadar fazlası sanki aynı taraftanmışız sanılacak kadar cömert övgüleri ile “var” olduğumu gösteriyor. Hilmi Bulunmaz’ın yazdıklarına cevap yazsam “beni öveni okuyun” anlamı çıkacak o nedenle de çekiniyorum. Ancak şunu da belirtmem gerekir ki Hilmi Bulunmaz, yazdıklarımı ön plana çıkarırken bu arada kendi düşüncelerini de araya sıkıştırıyor. “Kullanılış biçimim”den her zaman memnun kalmıyorum. Ama ikisi de sağ olsun. Zira bu vesile ile her ikisi de yüzüme ayna tutmuş oluyorlar.

22 Haziran 2012 Cuma

Tiyatronline’ın YALAN Haberi - İki Ucu Pis Bir Değnek!


 21 Haziran 2012 tarihinde yayımladığım  Oyun Atölyesi ! Özür Dile ve Bilet Paralarını İade Et! Başlıklı yazımda
“İşin bir başka yönü de şu: O akşam Enka’da oyunu seyreden  tiyatro eleştirmenleri ve ödül jürilerinin anlı şanlı üyeleri var. Onlar durumun farkında değil ya da farkında ama “susmayı” tercih ediyorlar. Attığım tweet’lere beni takip eden tiyatrocular gözlerini yumuyor, bir ikisi dışında. TEB ne der bu işe? Oyun hakkında eleştiri yazanların tepkisi ne olacak? “Haber veren” http://mimesis-dergi.org/ haberi verebilecek mi? Gelecek sene bize sahne vermezler mi diye endişelenecek?  Ya http://www.tiyatrodunyasi.com? http://www.tiyatronline.com/ , “elini taşın altına koyan” http://www.tiyatrodergisi.com.tr , İKSV ne diyecek? Oyun Atölyesi’nin Moda’daki sahnesini kullanan tiyatrocular ne diyecek bu işe? “Susmayan tiyatrom" ne yapacak? Unutmayın ki meslektaşından sorumludur herkes. Zira toplum gözünde mesleğin imajı herkesi ilgilendirir. Ama bu kadar zaman ses çıkarmayan şimdi mi çıkaracak!” demiştim.

20 Haziran 2012 Çarşamba

Ömer Faruk Kurhan’ın Yazıları Vesilesiyle..


Üstün Akmen ile karşılıklı yazdığımız yazıları “bilip susan” tiyatro camiası içinde Mimesis, Tiyatro Dünyası, Hilmi Bulunmaz  ve Ömer Faruk Kurhan dışında “tepki” veren olmadı.(İki tiyatrocumuz benim yazımı  RT etti ama isimleri bende kalsın)

Mimesis benim yazılarıma da “bağlantı” içeren kapak yazısı ile “tartışma”nın dışında kalmadı, “haber” yaptı. (Tiyatroda Eleştiri Üzerine Melih Anık ve Üstün Akmen Tartışması…) Bana garip gelen Mimesis, bana cevabı da içeren  Üstün Akmen’in yazısını  Ordu Belediyesi Çocuk ve Gençlik Tiyatroları Festivali’ndeydim başlığı ile yayımladı ama “haber” içindeki bağlantıyı kendi yayımladığı yazıdan değil, Tiyatro Dünyası’ndan aldı. (“’Mal Bulmuş Mağribi’ Olmak ya da Olmamak")  (Mimesis’in yayımcılığını  eleştirdiğimde de bana kızıyorlar!)  Mimesis’in  konunun  “haber” değeri olduğuna inanması önemli!  Bu tartışmada da Mimesis’den bundan fazlasını  beklemiyorum (hani bir “editör yazısı” falan beklemiyordum yani) Her zamanki gibi “çok sesli”(!) olmaya çalışıyor, herkesin görüşlerine(?) yer veriyor ve  “kendisine  doğrudan bir sataşma yoksa”, “bakıyor”(!) (Ama hakkını vermek lâzım, Türkiye ve dünya politikasının en derin konuları üzerinde görüş belirtiyor!) Bu yazımı da “haber” verecek mi, merak ediyorum.