Ah “Globalizasyon” Vah “Küreselleşme”!


Eskiden iki Avrupalı sonucu bizi de ilgilendiren bir maç oynasa, maç, oynayan iki Avrupalı’dan ihtiyacı olanın lehine(tabii ki bizim aleyhimize) sonuçlanır diye inanmıştık.(Genellikle de öyle olurdu).  
Almanya- Belçika maçı öncesi aralarındaki güç farkına rağmen Belçika’nın hem de Almanya’da bir sürpriz yapıp maçı “alacağını” kuşkuyla aklına getirenler muhakkak olmuştur. Ama öyle olmadı. Almanya maçın ilk yarısında Belçika’yı yeneceğini açıkça gösterdi. Türk kökenli Mesut gollerden birini attı diğer ikisinin de pasını verdi.
Almanya’nın nüfusu 80 milyon civarında. Almanya’da 3,5 milyon Türk olduğu söyleniyor. Geleceğin A milli takımını oluşturacak Alman Ümit Futbol Takımı’nda Türk kökenli oyuncu sayısı dokuz.  Alman Milli Takımı’nın oyuncularının Bundes Liga’da oynadıkları takımların seyircileri, komşuları arasında Türkler var, o takımların kombinesini alıyor, taraftarı oluyor. Bu nedenle Alman Milli Takımı sadece Alman kökenlilere ait değil, sınırları içinde yaşayan etnik kökeni farklı tüm halkaları temsil ediyor, temsil etmek ve onlara ters gelebilecek şeyler yapmamak zorunda, en azından sokakta rahat yürüyebilmek için, yabancı kökenlilerle hayatı paylaşabilmek için.
Bir twit okudum. “Yabancıya muhtaç olmadan bir şey yapamıyoruz” diye. Bizim play-off’a kalma şansımızın Alman Milli Takımı’nın galibiyetine bağlı olduğu ima ediliyor. Aslında Alman Milli Takımı “bizim” için oynamadı ki, yukarıdaki nedenlerle kendi için oynadı. Biz bu konuda onlara ne kadar bağımlı isek onlar da Almanya’daki Türklere o kadar bağımlı idi.
Farklı etnik kökenlilerden oluşan USA’nın milliyeti ne? Herkes kendi evinde kökenine ait yemekleri yiyor ama USA Devleti, dünyanın her köşesinde pasaportunu taşıyan yurttaşlarının arkasında  dururken evde pişirilen yemek ile ilgili değil. Aynı üniversiteden mezun olduğumuz ve yaklaşık 30 yıldır orada oturan bir arkadaşımın, biri Türkiye’de diğeri Amerika’da doğan  iki çocuğu da USA Milli Marşı çalınırken ellerini kalplerinin üstüne koyuyormuş. Evde Türkçe konuşuyorlar ve Türkiye’nin maçlarını da çok merak ediyorlar. Ama “soccer” sevmiyorlar bizim “futbol” dediğimizi de Amerikan futbolu sanıyorlar! Alman ve Meksika  kökenli komşuları ile birlikte Boston Celtics’in maçlarına gidiyor ve birlikte “defence!” diye bağırıyorlar. Kızdıklarında da komşulardan biri Almanca diğeri İspanyolca küfrediyor. Bizimkiler,  6222 sayılı yasaya göre ana dilinde bile küfredemiyor, İngilizce “shit!” diye fısıldıyor ağzını kapatarak ve duyuldu mu görüldü mü diye sağa sola bakarak. Komşulardan biri eşek diğeri fil seviyor, son seçimlerde biri Demokratlara diğeri Cumhuriyetçilere oy verdi. Bizimki ise demokrasiden ve Cumhuriyetten yana, sırayla bir eşeğe bir file oy veriyor.
Globalizasyon yeni bir dünya yaratıyor. Bu dünyanın kuralları çok farklı.
Melih Anık

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Gene Bir Pazar Sabahı(24 Mayıs 2015)

Sartre'ın Gizli Oturum Oyunu İçin Varoluşçuluk Üzerine Derleme

Kosta Kortidis’in 'Rulet’i