Cenazeniz mi Var?

Türkiye'de en iyi işleyen kurum cenaze işleri. Anlayışlı, hassas ve BEDAVA.. Tüm ömrünüz boyunca nice zorluklar çıkaran devlet giderayak özür diliyor gibi. Bu bizim din anlayışımıza da uygun.. Geçenlerde bir tv programında rastladığım hac ziyareti düzenleyen bir şirket reklâmında(bunun reklâmı olur mu demeyin, iş ticaret olmuşsa reklâmı da olur) hac görüntüleri üstüne konuşan ses 'Doğduğunuz gibi olmak için hacca gidin' diyordu. Yâni o 'dönüm noktası'na kadar istediğiniz gibi yaşayın sonra hacca gidin ve yeniden tertemiz doğun. Yediğiniz her türlü 'nane'yi sıfırlayın. Yüce Rabbim'in bu kadar kolay affedeceğini düşünmüyorum. Zira öte tarafa gittiğinizde imtihan var. Bu imtihana hacca gidenler de girecek. Yâni son karar Allah'a ait. Demek ki bu 'yeniden doğuş' insanların bir yakıştırması. Elbette hacca giden insanların içlerinde hissettikleri huzuru inkâr edemem. Ama bana sorarsanız bugün huzur mezarda, bir üçgenin içinde.  Ölümü özendiriyorum sanmayın tabii ki yaşamak güzel. Ama galiba gitgide zorlaşıyor. Galiba derine gittim oysa amacım son üç ayda ailemizin iki en büyüğünü toprağa verirken yaşadıklarımdan öğrendiklerimi paylaşmaktı.


Başlıyorum.

Ölüm evde olmuşsa bulunduğunuz belediyeyi arayın. (Demek ki o telefon bir kenara yazılacak.) Zira ölüm raporu almanız gerekiyor. (Ölüm hastanede olmuşsa düşünmeyin, hastane hazırlıyor.) Ölümün olduğu yerdeki belediye evinize bir doktor gönderiyor. Doktor sizden mevtanın kimliğini alıyor ve raporu iki nüsha olarak veriyor. Ölüm raporu, sonraki işlemlerinizde devamlı olarak sizden istenecek o yüzden gömü ile ilgili işlemleriniz sırasında raporun 4-5 kopyasını alın ve gömü işleminizi yapan kurumda(örneğin Zincirlikuyu'da) 'aslının aynısıdır' damgası ile damgalatın hepsini. Sorun çıkarmıyorlar. Dedim devlet 'orada'  anlayışlı. Aksi takdirde noterden para vererek kopya çıkartmanız gerekecek. O da eşek yükü paraya mal olacak. Mezar tapunuz varsa iş daha rahat. Önceden bir yeri satın alın. Ha işte o paralı.. Zira mezar da bir taşınmaz mal. .
 
Ölüm raporunu aldıktan sonra ölümün vuku bulduğu yerdeki mezarlıklar müdürlüğünü arayın. Size nakil aracı gönderecekler, sizin istediğiniz yere mevtayı götürecekler.

Ölüm işlemleri için mezar tapusu ve ölüm raporu yetiyor. Ondan sonrası sizin uyacağınız bir rutin. Yanınıza bir yetkiliyi verecekler onu mezar yerine götüreceksiniz, o kişi,  mezarı ölçüp biçecek size sorular soracak, bir rapor düzenleyecek . Aileden mezar ile ilgili bilgileri verecek biri alsın bu görevi. O yetkiliyle gene merkez geleceksiniz. Kısa bir işlem sonrası ya o mezarlığa telefon edecek ya da siz onun hazırladığı kazı iznini mezarlığa geri götüreceksiniz. Mezar siz mevtayı getirene  kadar kazılacak.

Ölüm işlemleri sırasında mevtayı hareket ettirmek sorun. Bir kere ölen insan ağırlaşıyor. Kısa boylu zayıf olmasına kanmayın bir mevtayı hareket ettirmek için  altı erkeğe ihtiyaç var. Zira sedyeler yüksek, morgun bazı dolapları alçak, Sanduka ağır ve mevtayı sürümek yetmiyor kaldırıp sandukanın içine yerleştirmek de zor. Ailenizde ölüye bakamayanlar, kahvaltı etmeden evden çıkmayanlar, ailenin dokunulmazları, bir akşam önce ishal olup serum alanlar olabilir siz bir arkadaşınızla iki kişi kalırsanız o zaman da 'müslümanlar el verin' diyeceksiniz. Merak etmeyin herkes koşuşturuyor. Sizi yalnız bırakanları da utançları ile bir yere bırakın, yazın. Bu iş zorla olmuyor. Ama EN yakın aile çevresinin geride kalanlarla devam edecek ilişkileri için değil bizzat mevta ile olan geçmişleri hatırına davet beklemeden orada bulunmaları gerekir. Bunu size vicdanınız söyleyecektir. Vicdanınız ilkel düzeyde kalmış ya da ananız babanız öğretmemişse yapacak bir şey yok. Ben kendime yakın bulduğum bir büyüğümün hastaneden morga nakli sırasında hastaneye gitmiştim torunu 'senin ne işin var burada?' demişti. Sonra onun yıkanması sırasında özel bölmeye girdim o torun gene bana 'sen de mi gireceksin?' diye sormuş kendisi yıkama işlemi bitmeden özel bölümden çıkmıştı.Ben kendi kafama göre takılıyorum.  Çocuklarınıza kendi kafasıyla hareket etmesini öğretin. Kendi doğrularının peşinde gitmesini öğretin. Tabii ki düşünmeyi de öğretmeniz gerekecek ama o imkânsız O nedenle ben bu yazılarımla düşünmeye yardım edemiyorum ama formül veriyorum düşünemeyen ezberlesin diye.

Sonrası kolay. Dua  edin ki camiye gelenler içinde en az beş kişi daha mezarlığa gelsin. Genellikle o kadar da oluyor  Olmazsa şanssız bedevi durumundasınız demektir. Gene de üzülmeyin hiç bir ölü dışarıda kalmadı. 'Müslümanlar el verin' sihirli cümle unutmayın. Mezarlıkta şov yapanlar olabilir. Anneler 'aslan oğlum insan oğlum' diyebilir o sabah yatağından kalkıp en yakınının yıkanması sırasında orada olmayan ama mevtayı yerleştirmek için mezara atlayan oğullarına. Bunu da görmezden gelin. Zira bu son görev.. Sonrası?

Melih Anık

Not: Evden kendi havlunuzu götürün. Yoksa cenazenizi başkasının havlusu ile kurulatırsınız. Daha önce kullanılan havluları yıkayıp havlu getirmeyenleri kurulamak için kullanıyorlar. Mevta kadın ise bir de yemeni götürün ve o yemeniyi mezarlıkta mezarın içine saplanan kalasa sarın.. Bunlar genellikle bilinen şeylerdir ama bilmeyenler de var..

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Gene Bir Pazar Sabahı(24 Mayıs 2015)

Sartre'ın Gizli Oturum Oyunu İçin Varoluşçuluk Üzerine Derleme

Kosta Kortidis’in 'Rulet’i