Vuvuzela ve "İnsan Nelere Alışıyor"….

İlk işimde şirketin tahsis ettiği lojman Kirazlıyalı’da tren yoluna en çok 10 metre mesafede idi. Haydarpaşa’dan kalkan Anadolu trenleri geçerdi gece gündüz.

Lojmanda kaldığım ilk gece yarısı saat 03’de evin sarsıntısı ile uyandım. İlk şaşkınlığı atlattıktan sonra sarsıntının nedeninin geçen tren olduğunu anladım.

Gece yarısı uyanmalarım bir hafta sürdü. Sonra sesi duymadım.

Ardından Yarımca’da bir eve taşındım . Ev , o günlerde TEM henüz açılmadığı için tüm yükü çeken E5’e 50 metre uzaktaydı. Özellikle gecenin sessizliği içinde ağır vasıtaların karanlığı delen vınlamaları , uğultuları ile sabahı sabah ediyordum ilk günler. Alışmam 15 gün aldı.

Evin yanındaki "lagün"deki kurbağa sesleri 24 saat duvarları , kapı ve pencere camlarını delmeye çalışıyordu sanki. Ona alışmak da 30 gün sürdü.

Her iki evdeki komşularım ben gürültüden yakındıkça bana anlamaz gözlerle bakıyorlardı.

Şimdi Afrika’dan "vuvuzela" sesleri geliyor. Herkeste bir öfke bir kızgınlık..

Kurbağa nasıl yavaş yavaş haşlandığını bilmiyorsa insan da alıştığını farketmiyor.

İnsan nelere alışıyor!

Vuvuzela ne ki!

Melih Anık

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Gene Bir Pazar Sabahı(24 Mayıs 2015)

Sartre'ın Gizli Oturum Oyunu İçin Varoluşçuluk Üzerine Derleme

Kosta Kortidis’in 'Rulet’i