Kayıtlar

Can Doğan ile “Gözlerimi Kaparım Vazifemi Yaparım” Üzerine Yazışmalarımız

Gözlerimi Kaparım Vazifemi Yaparım oyununun yönetmeni  Can Doğan, oyun ile ilgili yazımdan ve karşı karşıya kaldığım “twit saldırısı”ndan sonra hoş görü ve nezaket örneği olan bir mesaj yazdı.  Can Doğan'ın " emek harcanan bir 'şey'in fark edilmesi ", " yerginin muhatabı olmanın keyfi "nden bahsederek gösterdiği olgunluk olağanüstü. Bu davranışıyla “eleştiri mekanizması”nı da koruyor.  Mesaj mesajı doğurdu ve yazıştık. Ben Doğan’ın şahsıma karşı göstermiş olduğu teveccühten tabii ki çok memnunum. Büyük bir tevazu ile kendini “ hayatını tiyatroya adamış bir tiyatro heveslisi ” olarak anlatan bir tiyatro çınarının  “ profesyonel sahnelerde 30. yılına bir kala ” söyledikleri  çok önemli. “ Yazımı iktibas edebilirsiniz ” notundan da cesaret alarak  oyun ile ilgili temelde aynı duygudan beslenen ama farklılıklar taşıyan düşüncelerimizden bahsetmek istiyorum.  Bunun,  konularla ilgili başka tartışmalara, düşüncelere bir katkı olması amacını taşıyorum....

SUSUYORUM…

Günlerdir süren yazılar, telefon konuşmaları  ve yorumlardan sonra Türkiye Kayası’nın  yazarı Fehime Seven imzasını taşıyan  aşağıdaki yorumu aldım: “ ’Türkiye Kayası’ İBB Şehir Tiyatroları repertuarına alındıktan sonra, sahneleme öncesindeki süreçte, dramaturg Gökhan Aktemur'un oyun yazım tekniği-dramatik yapı ilgili önerilerini de dikkate alarak çalışmalarımı sürdürdüm. “Türkiye Kayası”nın ilk versiyonu da “sahne metni” de tarafıma aittir. Benim isteğim ve bilgim dışında kurum ya da kişiler tarafından oyuna herhangi bir müdahalede bulunulmamıştır. “Türkiye Kayası”nın yazılmaya başlandığı ilk günden bugüne kadar emeği geçen herkese ve oyuna büyük ilgi gösteren seyircimize teşekkür ediyorum. Saygılarımla Fehime Seven ” SUSUYORUM… Melih Anık

“Yeni Seyir Halleriyle Yerli Metinler” Söyleşisi Üzerine Düşünceler

Alternatif Tiyatro Mekânları Ortak Girişimi 12 Ocak – 20 Ocak 2013 tarihleri arasında “ Yerli Metinler Haftası ” düzenledi. Cumartesi’den Cumartesi’ye her  gece Ortak Girişim Tiyatroları’nın biri programa alındı ve takip eden Pazar günü(20 Ocak) Kumbaracı50 salonunda  Sevinç Erbulak’ın yönettiği “ Yeni Seyir Halleriyle Yerli Metinler ” söyleşisinde  oyunların yazarları görüşlerini paylaştı. Son seyrettiğim oyun, “ Kimsenin Ölmediği Bir Günün Ertesiydi ”  ile ilgili hazırladığım yazıda ben de tiyatro yazarlığına büyük bir bölüm ayırmıştım. Yazıyı yayımlamadan önce yeniden gözden geçirmem için bu söyleşi toplantısı bana fırsat gibi geldi. “Dışarıdan” yazarlığa bakma çabam, yazımda Ebru Nihan Celkan’ın isminde  bir örnek olarak paylaştığım “yazarlığa” ait görüşlerim, yazarların kendi ağızlarından anlattıkları ile ne kadar buluşacaktı, bu merak ile dinleyici olarak toplantıya katıldım. İlk bölüm tüm yazarların ilk tur konuşmalarından oluştu yaklaşık 2 saat...

Filmden Tiyatro Çıkardım: “The Sessions”ın Senaryo Özellikleri

Türkçeye Aşk Seansları  ismiyle tercüme edilmiş The Sessions,  “çelik ciğerli” şair Mark O’Brien’in  ilk seks deneyimi için bir terapist ve bir rahipten yardım almasının hikâyesi. Çocukken geçirdiği ‘polio’, şairi yatağa bağlamış  ve çelik bir ciğer kullanmasına neden olmuş. 49 yaşında hayata veda eden  Mark O’Brien’ın  yatağa bağımlı sürdürdüğü hayatına ait 1997 yapımı bir belgesel de var,  Jessica Yu tarafından yönetilmiş , ''Breathing Lessons: The Life and Work of Mark O'Brien''.  Mark O’Brien’in en az yardımla hayata tutunma azmi ona, 1994 yılında bir Akademi Ödülü getirmiş. San Sebastian ve Sundance Seyirci Ödülü, Sundance Jüri Özel Ödülü’nü alan ve  John Hawkes, Helen Hunt and William H. Macy’nin oynadığı “The Sessions” isimli film Türkiye’de ne kadar ilgi görecek bilmiyorum. Yardımcı Kadın Oyuncu dalında aday olan Helen Hunt Oscar alırsa belki bir kıpırdanma olabilir. Belki “Helen Hunt’ın ‘en cesur’ filmi olması” ilgi çeker. ...

Bir Hayâlin Yıkılışı : “Son Şangrila”(?) Butan

Butan’a  seyahat etme düşüncesi  “ gayri safi mutluluk ” ifadesini ilk duyduğum anda başladı. Ülkenin Kral’ına ait bu sözü duyduğumda kendimi  “mutluluklar ülkesi” hayâli içinde buldum. Araştırdığımda Butan seyahatleri bir başka ülkeyle birlikte yapılıyordu. Oysa ben sadece Butan’da zaman geçirmek istiyordum. Sonunda bu olanak doğdu ve “ Son Şangrila..Trongsa Festivali ve Butan ” gezisine katıldım. Ama şunu bilmekte yarar var, Butan’a sadece Butan uçakları (Druk Air) inebiliyor. O nedenle de bir ‘ara-ülke’den geçmek lâzım. Bize uyan havaalanı ve şehir Delhi oldu. Giderken yarım, dönerken bir gün Delhi’de zaman geçirdik.

İbsen ve Modernleşme Üzerine (Derleme)

Aşağıdaki bölümler “ HENRIK IBSEN’İN MODERNİZMİ”  (Erinç ÖZDEMİR- Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Dergisi 49, 1 (2009) 119-143) isimli makaleden derlenmiştir. Modern tiyatronun öncüsü olan Norveçli yazar Henrik Ibsen’in tiyatro sanatında devrim yarattığı kabul edilir. Kimi doğalcı-gerçekçi, kimi simgeci, kimi simgeci-gerçekçi olarak yorumlanmıştır. Moi, romantizmi içine alan idealizm ve gerçekçiliğin de yeterli bir tanım olmadığını bu nedenle İbsen’in  modernist olarak nitelendirilmesi gerektiğini savunur. Moi, modernizmin  idealizmin karşıtı olduğunu savlar. Modernizm idealizme karşıt olarak gelişmiştir. İdealizmin temel özelliği estetik, etik  ve dini aynı potada eritmesidir. Bunun sonucunda idealizmde güzellik, gerçeklik ve iyilik kavramları içiçe geçmiştir. Bu üç ülküyü sürekli ve en yüce biçimde kendinde barındıran tek varlık Tanrı  olduğundan, Tanrı idealizmin doruğundaki gerçeklikti.

Galata Perform Görünürlük Projesi 8

Resim
“GalataPerform ( http://www.galataperform.com )  tarafından yedi yıldır düzenlenen " Görünürlük Projesi" bu sene 3-10-17 ve 24 Kasım'da gerçekleşiyor! "Görünürlük Projesi 8" Galata'nın güncel kültürel dokusuna dair bir hikâye kurgulamayı; mahalle esnafı ve halkı ile sanatçıları bir araya getiren kamusal alan performansları üretmeyi hedefliyor. Bu yıl "Kamusal Sanat / Katılımcı Sanat" kavramlarına odaklanan projenin sanat yönetmenliğini Şule Ateş üstleniyor.”   ( http://gorunurluk.blogspot.com/ ) Ben 3 Kasım programında “görünür oldum”. Öyle diyorum çünkü “Görünürlük” projesi görmeyi, göstermeyi ve de görünür olmayı hedeflerken bu arada takipçilerini de görünür kılıyor.